adiyaman escort bolu escort hatay escort karabuk escort nigde escort amasya escort diyarbakir escort tekirdag escort sakarya escort mugla escort
agri escort kirsehir escort antep escort görükle escort buca escort izmit escort istanbul scort karabuk escort tekirdag escort ankara escort

Tümerkan: Böyle bir liderden cesur adımlar atması beklenemezdi

Published on:  /   Son güncellenme  /   Yorum yapılmamış

Güney Kıbrıs’ta son günlerde özellikle Rum Lider Nikos Anastasiades ve ekibi ne yapacağını şaşırmış durumda.

Crans Montana’daki Kıbrıs Konferansı’nın çökmesine neden olan Anastasiades’e karşı Güney Kıbrıs’ta eleştirilerin dozu arttıkça şaşkınlık da artıyor.

Rum Lider ve ekibi Kıbrıs Konferansı sürecinde Türkiye’yi bir türlü hedef haline getirmeyi başaramadılar.

Sürecin çökmesinin ardından ise BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in raporuna Türkiye ile ilgili olumsuz bir şeyler girmesi için herşeyi yaptılar.

Bunda da başarılı olamadılar. Guterres’in raporunda Türkiye ile ilgili tek bir satır olumsuz ifade yer almadı.

Bu durum sonrasında Rum Lider Anastasiades Güney Kıbrıs’ta seçim kampanyası sürecinde çok ciddi sıkıntılar yaşamaya başladı.

Özellikle Guterres raporu sonrasında hem AKEL’in hem de DİKO’nun hedefi haline gelen Rum Lider Anastasiades, Kıbrıs’ta çözüm isteyen çevrelerce de özellikle Crans Montana’da ortaya koyduğu uzlaşmaz tutum nedeniyle eleştiri oklarının hedefine konuldu.

Seçim atmosferi içerisine girmiş olan Güney Kıbrıs’ta yaşanan bu durum doğal olarak Rum Liderin ciddi bir şekilde başını ağrıtıyor.

Onu iyice bir köşeye sıkıştırıyor.

AKEL Rum Lideri eleştirirken şunları söylüyor:
İki hedef vardı. Bunlarından biri vatanı birleştirmekti. Bu başarılamadığı takdirde ise ikinci hedef olarak buna engelin kim olduğu, birleşmeye kimin karşı çıkıp engellediği deşifre edilecekti. Sen vatanı birleştirebildin mi?  Birleştiremedin. Peki, Türkiye’yi birleşmeye engel taraf olarak deşifre edebildin mi? Hayır edemedin. O zaman sen başarısızsın. Durum bu kadar açık ve basit.”

DİKO Başkanı Papadopulos da ayni şeyleri söylüyor ve bunlara ek olarak Nikos Anastasiades’i müzakere sürecinde gereğinden fazla taviz vermekle de suçluyor.

Gelinen aşamada Rum Lider ve ekibi bu eleştiriler karşısında iyice bir bunalmış durumda.

Bu durumdan kendilerini kurtarabilmek ve gündemi değiştirmek için harekete geçtiler.

Müzakere süreci nedeni ile Türkiye’yi suçlamayı başaramayan Rum liderliği, farklı bir yaklaşımla Türkiye’yi başka alanlarda itibarsızlaştırıp, onu başka alanlarda hedef yapma oyununu oynamaya başladılar.

Böylece kendi seçmenlerine Anastasiades’in Türkiye’yi zora sokan bir lider olduğu ve onu köşeye sıkıştırdığı algısını yaratmayı hedefliyorlar.

Güney Kıbrıs’ta bu nedenle son günlerde daha önceleri hiç olmadığı kadar Türkiye-AB ilişkileri öne çıkarılıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’ne dönük sistematik bir saldırı kampanyası yönetiliyor.

Rum Lider, FETÖ , insan hakları ve demokrasi kavramları üzerinden Türkiye aleyhine büyük bir algı operasyonu için düğmeye basmış durumda.

Bu operasyon çerçevesinde Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği’nin genişletilmesi çalışmalarını da hedef alıyorlar.

Bu nedenle özellike son bir aylık dönemde Rum basınında bir merkezden yönetilip beslendiği belli olan Türkiye karşıtı haberler öne çıkmış durumda.

Hedef Güney Kıbrıs’ta seçim kampanyası kızıştıkça hedef şaşırtmak ve Rum Lider Nikos Anastasiades’in Kıbrıs konferansındaki uzlaşmaz ve başarısız olan siyasetini gizlemek.

Onun bu nedenle eleştiri oklarının hedefi olmaya devam etmesini engellemek.

Rum Lider müzakere sürecinde olsun, sonrasında BM Genel Sekreteri’nin raporunun hazırlanması aşamasında olsun, Türkiye’yi suçlu sandalyesine oturtmayı başaramadı ama şimdi değişik taktik ve oyunlarla Türkiye’yi hedef yaparak seçmenin gözünü boyama telaşı içine düştü.

Yapmak istediği Türkiye ile mücadele eden bir lider profili çizmek ve Türkiye’yi AB’de köşeye sıkıştıran taraf oldukları algısı yaratmak.

Böyle bir liderden Kıbrıs sorununa çözüm üretecek cesur adımlar atması beklenemezdi.

Zaten atmadı, atamadı, atacak gibi de durmuyor.

Bu durum kötü!

Ama daha da kötüsü, Güney Kıbrıs’ta seçim kampanyasında karşıtlığın, ötekileştirmenin ve birilerini düşman olarak göstermenin bu denli prim yapması…

Ve bunların aslında gerçeklerin üzerini örtmek için kullanılması…

Kategori:
Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>